anlatı

ankara çok hayale izin vermez

2011 Yaz, İzmir. Sabahın erken saatlerinde dalgaların huzur verici sesi eşliğinde telaşsız bir yürüyüşe çıkmıştı. Bir yanda esen rüzgar bir yanda ona eşlik eden martılarla beraber keyfine diyecek yoktu. Gün henüz aydınlanmaya başlamıştı, kuşlar ve ondan başka hiç kimse yoktu sahilde. Sahilden kasabaya doğru yürüyerek doğan güneşle beraber aydınlanan denizin…

Continue reading
yaşantı

mutsuzluk isteği

Düşünüyorum. Üniversite son sınıfta derste tartıştığımız kitaplardan biriydi; Boniface’ın Güçsüzlük İsteği kitabı. Keşke dün gibi kitabın ne anlattığını doyasıya tartışsaydım burada. Ama maalesef pek az şey hatırlıyorum o günlere dair. Belki hatırlamıyorumdur bile, sadece aklım söylemek istediğim şeyi hatırlıyormuş gibi düşünmemi sağlıyordur. Emin değilim. Şöyle bir şey mesele vardı. Devletler…

Continue reading
avrupa, gezi

lizbon gezi notları

“Anadiliniz ne?” diye sormuştu adam. “Portugues,” demişti kadın. Şaşırtıcı biçimde U gibi telaffuz ettiği O harfi, E harfinin yükselen, tuhaf bir biçimde bastırılan tizliği ve sözcüğün sonundaki yumuşak Ş, birleşip bir ezgiye dönüşmüştü adamın kulaklarında, aslında olduğundan daha uzun süren ve mümkün olsa bütün gün dinlenesi bir ezgiye… Esasında benim…

Continue reading
yaşantı

iki bin on yedi

Yeni yıl öncesi yaşanan büyük heyecanlara hayranım. Sanki her şey bir anda değişecekmiş gibi garip anlamlar yüklüyoruz yeni yıla. Böyle söylediğime bakmayın, sanırım ben de bu sene bu gruba dahil oldum. Ama benim bir sürü sebebim vardı. Taşınacaktım! Taşındım da, aralık ayının otuz birinde, herkes yeni yılı nasıl kutlayacağının planlarını…

Continue reading
yaşantı

türkiye’de otuz yıl yaşamak

Bin dokuz yüz seksen altının kasım ayında doğdum. Dile kolay otuz yıldır Türkiye’de yaşıyorum. Hayatımın on sekiz senesi Trabzon’da geçti. Daha sonra üniversite okuyup büyük adam olmak için Ankara’nın yolunu tuttum. Yedi senem de orada geçti. Sonra bok vardı, okulumu bitirmeme ramak kala kalktım İstanbul’a geldim. Burada geçen kayıp yıllarda dördüncü seneyi…

Continue reading

Popular posts

ferrarinin patlayan motoru

Bazı hikayeler hüzünlüdür. Yazmayı bırak aklına getirmeye bile cesaret edemezsin, üzer. Sanırım bu da öyle bir hikaye. Yıllardır içimde kalanları özgür bırakmanın zamanı sanırım geldi. Her zaman olduğu gibi sizin...

bir şehre gidememek

Ve işte karşımda okuyamadığım bir kitap daha. Okuyamadığım derken, okumaya kıyamadığım, bitirmekten çekindiğim. Ortalarında dönüp durduğum, tekrar başladığım. O kadar rahatsız edici bir boyuta geldi ki artık buna bir...