Category

kültür-sanat

kitap, kültür-sanat

biz mektup yazardık

Paris’ten Lyon’a, 1 Nisan 1932 Bedri! Ruhumu okşayan iki mektubunuzu birden aldım. Lyon’a ne zaman dönmüş olabileceğinizi hesaplıyor ve mektubunuzu sabırsızlıkla bekliyordum. Lyon şehrini hiç tanımaz ve merak etmezdim. Şimdilerde çok merak ve hayal eder oldum. … … size kalbimde tatlı bir heyecanla cevap veriyorum. … pazartesi günü sahiden de…

Continue reading
kitap, kültür-sanat

bilinmeyen bir kadının mektubu

Sevmeye inanırım. İnsanın hayatında bir kere de olsa sevmesini isterim. Diğer yandan unutmak da büyük bir erdemdir bana kalırsa, gerçekten hayatına devam edebilenlere gıpta ederim, devamında iki kez sevebilen çıkarsa, gerçekten hayret ederim. Aşk diye de bir şey var muhakkak. Bana sevmekten farklı bir şeymiş gibi gelir hep. Birbirini seven iki insan aşık…

Continue reading
Related posts
aşk, dostluk ve ahmed arif üzerine
20/10/2014
kültür-sanat, sinema

orta dünya’ya veda: hobbit beş ordunun savaşı

Abimin mahalleden arkadaşımız Murat’tan aldığı Hobbit’in Mitos Yayıncılığa ait ilk baskısını okumamın üzerinden tam 19 yıl geçmiş. O zamanlar bir çocuğun bakışıyla büyülü bir dünyaya adım attığımı bilmiyordum. Bunu 90’ların sonunda yaz tatilinde 1 hafta odaya kapanarak okunan Yüzüklerin Efendisi izledi. Sonraları Silmarillion, Güç Yüzükleri ve dahası…

Continue reading
Related posts
hobbit beş ordular savaşına doğru
07/12/2014
yüzüklerin efendisi genişletilmiş “ek” versiyon
05/11/2014
kültür-sanat, sinema

bana masal anlatma

Siz bakmayın filmin adının “Bana Masal Anlatma” olduğuna, esasında masal gibi bir film var karşınızda. Masal gibi anlar vardır, gerçek olmayan ama gerçek olması istenen. Bir hayaldir bu kimi zaman, gözlerinizi kapadığınızda yaşamaya başladığınız. Burak Aksak’ın ilk uzun metraj deneyimini yaşadığı Bana Masal Anlatma da böyle bir film, insanı iki…

Continue reading
Related posts
karışık kaset’e dair birkaç şey
26/11/2014
pek yakında
10/10/2014
kitap, kültür-sanat

galata, pera, beyoğlu: bir biyografi

İçinde olunmak istenen kitaplar vardır tıpkı yazılmak istenen kitaplar olduğu gibi. Galata, Pera ve Beyoğlu’nun tarihinden bugününe dek yaşadığı dönüşümü anlatan bu güzel kitap benim için ikinci seçeneği oluşturuyor. Mimariye, binalara, sokaklara duyduğum sevgiyi anlatmaya gerek yok. İnsanlar, yaşanmışlıklar, hatıralar… Tarihi dokusu korunmuş bir sokakta yürümenin keyfini çok az şeye değişirim,…

Continue reading
Related posts
lyon gezi notları
15/02/2016
kaybolan istanbul
29/11/2014