kitap, kültür-sanat, sinema

lizbon’a gece treni

Ön yargı sevgili dostlarım! Bir insanın başına gelebilecek en kötü şey. Evet ön yargı. Benim de Lizbon’a Gece Treni’ni ilk gördüğüm zaman ona yaklaşmamı engelleyen şey belki de gereksiz bir ön yargıydı. Ancak kendimce haklı nedenlerim var elbette. Siz de bana hak vereceksiniz. Kitaplar üzerine yazılan reklamlardan nefret ediyorum, dünyada…

Continue reading
anlatı

konuşamadıklarımız

Kasım, 1990. Moda, Kadıköy. Ofisten çıkarken yazı işleri  müdürüne görünmemek çok uğraşmıştı ama tam kapıyı açtığı anda müdür arkasından “yazıyı hala göndermedin, biliyorsun iki gün içinde baskıya giriyoruz” diye seslendi. Duymamış gibi yaptıysa da müdür daha sert bir ton ile söylediklerini tekrarlayınca “tamam tamam bu akşam yazacağım” diyerek kapıyı ardından…

Continue reading
kültür-sanat, sinema

cafe society: bir pişmanlık senfonisi

Yine bilgisayar başındayım, sanırım beşinci saati geride bırakıyorum. Konu pişmanlık olunca yazmak istediğim çokça şey var haliyle. Tabii ki başlayamıyorum. Konudan sapmadan kısaca filmden bahsetmek istiyorum ama yapabilecek miyim emin değilim. Cafe Society, Woody Allen’ın Roma’ya Sevgilerle’sinin ardından dördüncü filmi. Avrupa’dan ayrıldıktan sonra aynı üretkenliğini sürdürüyor. Bu yaşında hala inanılmaz…

Continue reading
kitap, kültür-sanat

bir şehre gidememek

Ve işte karşımda okuyamadığım bir kitap daha. Okuyamadığım derken, okumaya kıyamadığım, bitirmekten çekindiğim. Ortalarında dönüp durduğum, tekrar başladığım. O kadar rahatsız edici bir boyuta geldi ki artık buna bir son vermem ve yazarak kendimi özgür kılmam gerekiyor. Bu kitap Mario Levi’nin yazmış olduğu 3 öyküden -ya da novella mı desek…

Continue reading
avrupa, gezi

lyon gezi notları

Bedri! Ruhumu okşayan iki mektubunuzu birden aldım. Lyon’a ne zaman dönmüş olabileceğinizi hesaplıyor ve mektubunuzu sabırsızlıkla bekliyordum. Lyon şehrini hiç tanımaz ve merak etmezdim. Şimdilerde çok merak ve hayal eder oldum.” Sonu hüsranla bitecek de olsa büyük aşkın başlangıcı olarak Ernestine Letoni tarafından Bedri Rahmi’ye yazılan bu satırlar benim de…

Continue reading
Related posts
galata, pera, beyoğlu: bir biyografi
22/12/2014
kaybolan istanbul
29/11/2014

Popular posts

risk: taht oyunları incelemesi

Halbuki yarın için ne de güzel planlarım vardı. Nice zamandır tekrarlamak için fırsat kolladığım Gaziantep gezisini nihayete erdirecektim. Sabah soluğu Metanet ya da Zekeriya Usta’da alacak, nefis katmerle güne...

sıradan bir gün

Bir koşuşturmacadır ki sormayın, insanlar ne yaptığının ya farkında değil, ya da herkes çıldırmış durumda. Kendimi ayırdığım filan yok. Ben de birinci sıradan olmak üzere dahilim belli ki bu gruba. Büyükşehir...